Medicana Ataköy Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Uzel, diyabet yönetiminde kullanılan sürekli glikoz izlem (CGM) sensörlerinin çalışma prensibi, avantajları ve kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında açıklamalarda bulundu.Uzel, şeker sensörlerinin 24 saat boyunca kesintisiz veri sağladığını ancak doğrudan kandaki şekeri değil, hücreler arasındaki sıvıda bulunan glikozu ölçtüğünü aktardı. Dokudaki şeker değişiminin kandaki değişimi zaman bakımından geriden takip edebildiğini belirten Uzel, bu nedenle sensör değerleri ile parmaktan veya damardan yapılan ölçümler arasında farklılık görülebildiğini ifade etti.Sensörlerin en önemli avantajının kan şekerinin yükselme, düşme veya sabit kalma eğilimini göstermesi olduğunu vurgulayan Uzel, “Sensörler bize şekerin anlık değerinden ziyade trendi görmemiz açısından büyük kolaylık sağlar” dedi.Uzel, insülin dozunun ayarlanması ve doz değişikliği gibi kritik kararlarda yalnızca sensör verilerine güvenilmemesi gerektiğini belirterek, parmaktan veya damardan yapılan ölçümlerin tercih edilmesini önerdi.Şeker sensörü kullanıcılarına üç temel tavsiyeUzel, sensör kullanıcılarına ölçüm sonuçlarını değerlendirirken üç noktaya dikkat etmelerini tavsiye etti. Sensörlerdeki yükselme ve düşme oklarının takip edilmesinin önemli olduğunu belirten Uzel, yüksek doz insülin uygulaması öncesinde veya hipoglisemi şüphesinde parmak ölçümüyle doğrulama yapılması gerektiğini bildirdi.Yemek sonrası ve egzersiz sırasında kan şekeri ile doku şekeri arasındaki farkın açılabileceğine de dikkat çeken Uzel, kullanıcıların ölçüm zamanlamasını göz önünde bulundurmasını önerdi.
HIBYA
HIBYA









